«
  1. Ana sayfa
  2. Kitap Alıntıları
  3. Yaza Yolculuk*

Yaza Yolculuk*

     Herkese merhaba, bana ayrılan bu alanda her hafta sizin için seçtiğim bir kitaptan alıntılar yapacağım. Her gün farklı alıntılarla farklı konularda buluşacağız.

     Önceleri bir günümüz diğerine uymuyor diye düşünürken, son bir yıla baktığımızda neredeyse bir dakikamız diğerine uymuyor… Pandemi sürecinin bu çalkantılı ruh halini göz önünde bulundurarak; her gün aynı mutlulukla uyanmak zorunda olmadığımızın farkına vararak, değişen duygularımızı ve değişimlerimizi kabullenmeyi de kendimize hatırlatarak bazen bize umut veren konuların bazen de fazla gerçekçi olabilecek konuların paylaşımıyla güne başlayacağız. Bu keyifli okuma yolculuğunda beraber yavaşça yol alacağız.

  Öneri ve eleştirilerinizi yorum olarak mutlaka -elbette saygı kuralları çerçevesinde- yazmanızı rica ediyorum.

Keyifli okumalar dilerim!  

     *Bu haftanın kitabı; Tomris Uyar – Yaza Yolculuk

     Mart’a ve gelecek ılık bahara, içimizi ısıtacak yeni umutlara doğru yeni planlarımıza gelsin…

  “ Hep yazdı; ya yazbaşı ya yazsonu.

     Sabahın erken saatlerinde pencereden bakınca hep pusluydu hava. Yaz hazırlığındaydı. Hep ıslak, yeni yıkanmış izlenimini veren caddemizden, ırmağa açılan yan yollardan yazın deniz kokusu, taze ekmek kokusuna karışıp yükseliyordu.

     Biz daha içine girmeden sabah yerleşmiş oluyordu. Biraz önce yatmıştık. Gece boyunca çocukluğumuzdan, genç kızlığımızdan, son yıllarda birlikte gezdiğimiz yerlerden ve günlerden konuşmuştuk arkadaşımla. Şimdiye nasıl geldiğimizden, şimdi nerede olduğumuzdan, bundan sonra olabileceklerden. Sabah yedide yattığımızda çocuklarımız uyanıyordu.

     Eve şöyle bir çekidüzen verip yere serili yatakları topladıktan sonra dolapta bira kalmışsa, birer bira içiyorduk. Paramız kısıtlıydı, sık sık birbirimize borç verip hemen ödeşmemeye özen gösteriyorduk. Arasıra bir bavulun dibinden, bir çanaktan, bira paramız mucize gibi çıkıveriyordu.

     Duş yaparken, dişlerimi fırçalarken aynada yüzüme ilişiyordu gözüm. “iyiyim” diyordum kendi kendime, uzun süredir bu kadar sağlıklı olmadığımı düşünüyordum. Ne kadar iyi olduğumu yineleyen sesime kulak veriyordum. Başımdaki cam fanus kalkmıştı sanki: dünyayı aracısız görebiliyordum, rahatça soluk alabiliyordum. Gazetelere bakmaktan, haberleri dinlemekten özellikle kaçınıyordum.

    Bu birkaç günlük yaz büyüsünü bozmaya hiç niyetim yoktu. Düşünmek istemiyordum aslında: bedenimi ve kafamı için için bir şeylere hazırladığımın bilincindeydim. Her davranışımda bir ipucu seziyordum. Boyanmıyordum, giyimime özen göstermiyordum, ne bulursam geçiriyordum üstüme. Kendimle barışıktım.

Kitap Alıntıları ve Daha Fazlası için Dırdırcı’ya Abone olmayı unutmayın!

Bir Cevap Yaz

Sedii Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

Yorumlar

  1. Küçüktilki

    Çok güzel olmuş elinize sağlık devamını merakla bekliyorum👌🏻

  2. Pingback: Yaza Yolculuk** - Dırdırcı