«
  1. Ana sayfa
  2. Kitap Alıntıları
  3. Yaza Yolculuk***

Yaza Yolculuk***

Yaza Yolculuk

     Haftanın son alıntısıyla beraberiz. Pazartesi günü yeni bir kitap vesilesiyle buluşmak üzere!

Yeniden rahatça gidebileceğimiz huzurlu kumsal günlerine… 

   ” İlk gelenlerimiz, yazbaşında görünürlerdi. Yıkık kilisenin yamacındaki gelincikler yeni bittiğinde, gecelerin ayazı tamtamına kırılmadan, gemi haftanın iki günü uğrarken, kıyıda, kışın getirip bıraktığı yosunlar, çerçöp, geçen yazdan kalma deniz yağı şişeleri, unutulmuş hasırlar hala dururken – kum kamyonu, Haziran’a hazırlık, temiz bir kum örtüsü serpmemiş daha kumsala. Lokantalara kır kahvelerini kimin işleteceği bile belli değil, pansiyonların, otellerin fiyatları kararlaştırılmamış, Belediye’nin kiraya verdiği tek göz dükkanlar açılmamış. Kıyı, yaza hazır değilken daha.

     Ama bahar bitiminde bir gün, postacı, Belkıs hanımın Paris’ten kendi adına, otel adresine postaladığı kitaplar ve eş dostunun ona yolladığı dergilerle çıkageldi mi, Otel, o yaz da geleceğimizi anlardı. Aramızda, yazıyla ve söze dökülmemiş ama koşullarına kılıkılına uyulan bir anlaşma vardı çünkü. Dönecektik, eski odalarımızda kalacaktık, sabah kahvaltılarını “yemek salonu” dediğimiz geniş taşlıkta ayrı masalarımızda geçiştirip (kimilerimiz iki-üç zeytin, bir dilim ekmek, beş bardak çayla, kimilerimiz iki bira ve peynirle, Numan Bey, vişne sulu votka ve karidesle) en erken kalkanımızın çarşıdan aldığı gazetelere bir göz atacak, gidip çınarların altında birer kahve içecek, gün iyice ısındığında yine otele dönüp mayolarımızı giyecek, denize yürüyecektik. Ve gün boyunca bir daha karşılaşmamaya özen gösterecektik. İçinde yaşadığımız bu dar alanı böylelikle genişletmeye, herkesin avucunun içi gibi bildiği bu adayı bir bağımsızlık alanına çevirmeye sessizce karar vermiştik sanki. Karşılaşırsak, şöyle bir gülümsüyor, konuşmadan yolumuza gidiyorduk.

     Az yükle yolculuk etmeyi seviyorduk – en önemli ortak özelliklerimizden biri. O yüzden Naşide Hanımla Burhan Bey, yazbaşlarında köpekleri Karakız’la birlikte gemiden indiklerinde ellerinde iki ufak çanta vardı yalnız. Yazlık giysilerini, geçen Ekim’de kente dönerken otelin bir odasında bırakırlardı. “

Kitap Alıntıları ve Daha Fazlası için Dırdırcı’ya Abone olmayı unutmayın!

Bir Cevap Yaz

Sedii Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *