«
  1. Ana sayfa
  2. The Truman Show

The Truman Show

The Truman Show

Haftanın film önerisi; The Truman Show!

Başrolünde Jim Carrey’i (Truman Burbank) yer yer sempatik bularak yer yer de fazla empati kurarak “yoksa?!” diyerek hüzünlenerek izlediğimiz, yönetmenliğini Peter Weir’in yaptığı artık kültleşmiş diyebileceğimiz psikolojik komedi – drama dalında incelenebilecek bir film Truman Show.

En başta ütopik denilebilecek bir ada ve o adanın hiçbir problemi olmayan, huzurla yaşayan ailelerini yani aslında bir Amerikan Rüyasını yaşayan insanları görüyoruz. Bir insanın hayatında “olması gereken” olarak belirlenmiş olan; iyi bir yaşam, iyi bir eş, sıradan bir ev ve arabaya sahip olan Truman’ın bu yapay hayatına bakış açısı, bir gün ölen babasını sokakta görmesiyle değişir. Truman, çevresini daha çok incelemeye, etrafındaki sahtelikleri tek tek fark etmeye ve gittikçe de paranoyaklaşmaya başlar. En sonunda bir deneyin kurbanı olduğunu hüzünlü bir şekilde fark ederek o unutulmaz repliği dile getirir;

The Truman Show

“ Olur ya belki sizi göremem; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler ! ” 
Filmi izlerken atmosfer olarak Truman’ın yaşadığı adayı bir “Barbie” yapaylığındaymış gibi algılamanız mümkün. Yaşadığı hayat, ilişkiler, ve somut objeler filmin başında o kadar yapay gelmemesine rağmen film zamanı içinde gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça “oyuncak” diyebileceğimiz yavan, soyut ve sadece maddesel bir boyuta bürünürler. Başlarda sürekli renkli ve neşeli olan, herkesle mutlu diyaloglar kuran Truman, paranoyaları arttıkça zamanla mutsuzlaşmaya, belki de hayatıyla ile ilgili yüzleştiği acı gerçeklerden dolayı günümüzün normal insan diyebileceğimiz bir formuna dönüşmeye başlar. Bir bakıma kapitalizm eleştirisi olarak da değerlendirilen Truman Show filmi, sonrasında seyircilerde uyandırdığı sürekli izlenme hali, Tanrı Gözü algısı gibi paranoyaları tetiklemesinden dolayı psikolojide de kendine yer edinmiş olan “Truman Sendromu” nu da ortaya çıkarmıştır.
The Truman Show
Ütopik olmasının yanı sıra gerçeküstücülük imgeleri de taşıdığı da anlaşılan (Örneğin; René Magritte‘in meşhur ‘au clair de lune’ tablosu) film, zaman içinde yeniden izlendikçe yeni bakış açıları da kazandıracağı bir gerçek!
Birbirinden Farklı Yorumları Bulabileceğiniz Film Önerileri Artık Dırdırcı’da…
Bir Cevap Yaz

Sedii Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *