«
  1. Ana sayfa
  2. Öyküden Çıktım Yola**

Öyküden Çıktım Yola**

Öyküden Çıktım Yola

Gölgeyi Beklemek

Asfalt eriten bir yaz sıcağı. Üç beş tane yazar bir araya gelmiş. Sıcağın farkındalar. Asfaltın eridiğini görmemişler. Tahmin edebiliyorlar. Petrole bulaşmak istemiyorlar. Kötülükten uzak durmak istiyorlar. 

Bir gölgelik bulup altına sığınmışlar. Gölgelik var ama gölgesi yok. Beklemekteler. Gölge geldiğinde, ya da gölge gelirse, aynı yola gitmeyecekler belki. Biri dağa. biri çaya, diğer biri ovaya, ormana…

Gitmek için değil, beklemek için öneri attı birisi.

“Gölgeyi bekleyelim” dedi.

Hemen onayladı diğerleri. Bir şey yaptıklarının onayı gibiydi; akıllıca ve akılcı bir sözdü.

Ama hangi gölge ölçü alınacak? Küçük bir tartışma. Gölgesi olmayan bir gölgelik altında. 

“Arka bahçede selviler var,” dedi birisi; “Gelip, düşer önümüze, çıkarız buradan.”

Gölgeyi beklediler, göremedikleri arka bahçedeki selvilerin gölgesini… Akıllıca ve akılcı.

Selviler geçen kış yolun altında kalmıştı belki. Belki de selin önünde. Ya da o gün gölgelerini başka yöne salmaya karar vermişlerdi, belli mi olur!

Godot’ya nazire falan değildi halleri. Gölgeyi boşuna beklediler. Ne çaya, ne dağa, ne ormana, ne de insana gidebildiler. Çalınmış bir zamanda, çalınmış bir gölgeyi beklediler.

Hafta ortası modu için…

En iyi kitap alıntıları artık Dırdırcı’da!

Bir Cevap Yaz

Sedii Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *