«
  1. Ana sayfa
  2. İç Döküşler
  3. Eleni

Eleni

Eleni

Canım acımadı Eleni!
O sandıktan çıkardığın, eski değerli eşyalarını sererken
Üzerinde kalan çatal iğneye batınca elim, canım hiç acımadı Eleni!
Neden ucu açık kalmış o çatal iğnenin?
Teyelleseydin ya keşke Ya da tuttursaydın iplikle!
Sandık lekesi olmamış daha eşyaların, ne güzel.
Sanki, yeniden yıkayıp, ütüleyip, asmak için öylece kalmışlar gibi. ilk günkü gibi.
Biraz rutubet kokusu var üzerlerinde sadce, kokladığım da fark ettim.
Ne güzelmiş Eleni sakladıkların sandıklarda!
Ama benden yıkayıp kurutmamı bekleme.
Yine katlayıp kaldıracaksın değil mi?
Onları katlama Eleni! Bırak açık kalsın, hava alsınlar.
Saklama sandıklarda.
Hiç seremedin diye kızıp kaldırma tekrar.
Canim acımadı benim Eleni!
Eski, nakışlı dantellerini gösterip, havalandırman iyi oldu.
Elime batan iğneden damlayamayan kan, örtülerinde değil, içimde iz bıraktı belki de.
Kirletmedim sandıktan çıkardıklarını Eleni,
Huzurunu bozmadım.
Çok güzel nakışlarmış,
İşleyenin gözlerine, ellerine sağlık.
İz bırakmış, Sandık izi değil,
Kat izi kalmış.
Sahi kaç kat katladın kalbini böyle de sığdırabildin o sandığa?
O yüzden, yıkayıp kurutmaman iyi olur.
Islanırsa, küçülürler.
Canım acımadı Eleni!
Sandığın anahtarını kaybetmediğin için mutlu bile oldum.
Ama Begonyanın saksısının altında da unutma anahtarını.
Güzeldir begonyalar, solmasınlar Eleni

İç döküşler yazılarının tamamı için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Bir Cevap Yaz

Filiz Bingol Akgul Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *