Bazı Şeyler

Bazı Şeyler

Cakcık: Ama çok tatlı! Yani böyle durması biraz şey…

Kadıncık: Alışkındır. Keyifle geziyor aslında.

Cakcık : Ben köpeğimi tasmasız gezdiriyorum. Tasma doğasına aykırı bence. Siz böyle omuzunuzda gezdirince dikkatimi çekti de. Ama çok sakin bir kedi.

Kadıncık: Zaten doğalarına aykırı olarak bizimle ilişkideler. Ama kızım başkadır.

Cakcık : Çok alemsiniz. Ama saçlarınızın uçlarıyla, kedinizin tüyleri uymuş. Balköpüğü dimi…

Kadıncık: Yok! Adı Tekircik. Size iyi günler.

‘Her şeye karışma hakkını buluyorlar kendilerinde.’ diye sinirle düşündü kadın. ‘Her şey hakkında da mutlaka yorum yapmak zorundalar.’ dedi, koşar adımları sitenin açık havuz kısmına doğru ilerlerken. Arkasındaki gizli kahkahaları umursamıyordu. Tenhadaki banklara doğru ilerleyip biraz soluklanacaktı. Günün ikinci sigarasını yudumlayacaktı. Yanından geçen adam anlamsızca ona bakıp ‘Tövbe Tövbe…’ diyerek intizarlarını dile getirdi. Kediyle böyle mi gezilirmiş? Boklu kıçı omuzunda, saçında… Keşke Tekircik dile gelseydi de ilk taşı en günahsızınız atsın diyebilseydi. Herhalde taş yığınlarının altında yaşam mücadelesi vermek, hele hele birlikte yaşadığı insancıkları tehlikeye atmak olmazdı.

Banka oturmasıyla Tekircik zor bela ve de çok fena tedirgin çimenlere atladı. Korkak temkinli yere paralel koklanıp duruyor, kafasını periskop gibi indirip kaldırıyordu. Bir süre çimleri kokladı, dikkat kesildi… Sonra en güvenilir yere, bankın altına doğru sızdı.

Kadıncık: Omzumda sana her zaman yer var biliyorsun. Ki sen o kadar yükün arasında kendine her zaman yer bulursun. Değil mi benim güzel kızım? Onları o güzel poponu titretip, patilerinle tek tek yere atarsın. Topan patlıcan seni…

Kadın bir süre hareketsiz düşündü. Birden kendi kendine gülmeye başladı.

Kadıncık: Hayır benim kızımın bacakları çok güzel. Poposu da kocaman değil!

Bıcırık: Sevebilir miyim?

Kızın saçları sanki yolunmuş ama yolunduğu belli olmasın diye muntazamca toplanmıştı. Hala yolunma isteğiyle, istikrarlı bir şekilde pembe tokaya direniyordu. Askılı tişörtündeki renk harelerine doğanın ve de biraz önce yediği dondurmanın ettikleri karışıyordu.

Kadıncık: Küçük insanlardan korkar biraz.

Bıcırık: Ben küçük değilim! Dokuz yaşındayım!

Kız kucaklayıp mıncıklama isteğiyle bankın altına girmeye çalışınca, Tekircik diğer tarafa yöneldi. Savana da ki aslanları kıskandıracak kıvraklıkta kaçarken, kadın yumuşak bir hamleyle onu kucağına aldı.

Kadıncık: Biraz korkuyor. Bizimle evde yaşadığı için ara sıra çıkıyoruz.

Bıcırık: Hayır! O bizim sitenin kedisi Castin! Biz onu besliyorduk.

Kadıncık: Olur mu canım? Sen başka kediyle karıştırıyorsun.

Kız öyle bir öfkeyle baktı ki; saçları sanki dikenli telleri andırıyor ve o tellerin arasından makinalı tüfekler patlıyordu kara kara… Hızla dönüp uzaklaşırken, kadın sigara paketini zorlukla cebine sıkıştırdı.

Kadıncık: Hadi bizde yuvamıza kaçalım kızım.

Tekircik yine omuz başına kuruldu. Biraz tedirgin kulakları dikeldi. Arkalarından beş kişilik bir çocuklar güruhu ‘Castin işte o Castin…’ diye kovalamaya başladı. Başı tabi ki saçlarında isyanı besleyen kız çekiyordu. Kadının sağ eli omuz başında Tekircik’i tutarken, sol eliyle blok girişinin kapısını açtı. Yirmi metreyi beş saniyede koşmuştu. Bu bir rekordu… Asansöre seri adımlarla girerken, Tekircik yine panikleyip yere inmek istedi. Asansörden çıkarken garip namelerle daire kapılarının önünden, 96 numaralı daire kapısına kadından önce vardı. Anahtarları kilide sürecekken kapı açıldı. Tekircik aralanan kapının tam açılmasını beklemeden, hızla içeriye daldı.

Adamcık: Aşkım neredeydiniz?

Kadının gözleri dolmuşta taşmış ama bir damla bile yanağından süzülmemişti. Sanki kahverengi bir denizde neredeyse fırtına kopacak gibi adam a baktı.

Kadıncık: Bazı şeyler… Bazı şeyler hiç değişmiyor.

Adam uykulu gözlerini ovalayıp esnerken, kahverengi dalgaları fark etti. Kadına sarıldı. Dalgalara kendini bıraktı…

Adamcık: Bazı şeyler… Ama bazı şeyler de değişiyor.

Kadın gözyaşları gülen dudaklarına vururken, çocuk taklidi yaparak

Kadıncık: Aslında çok şeyler değişiyor…

Adamcık: Omuzun mu kanıyor! Of ya!.. Of yine mi!..

Tekircik: Maaammmmaaaaaavvvvvv!..

Kadıncık: Tekircik’in yaş maması kaldı mı?

Hikaye örnekleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir