«
  1. Ana sayfa
  2. Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz**

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz**

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz

Herkese güzel bir Çarşamba gününden merhaba! Haftanın ikinci alıntısı Karpuz Dilimleri hikayesinden geliyor… İyi okumalar!

Kitap Alıntıları ve Daha Fazlası için Dırdırcı’ya Abone olmayı unutmayın!

Eve geldiğimde, her şey sıradan görünüyordu. Her sıradan Salı gününde olduğu gibi. Levent daha gelmemişti. Işıkları açtım. Akşam ezanı okunuyordu. Balkonun kapısını açık bırakmışız sabah çıkarken. Çantamı kapının girişine koydum. Portmantonun aynasında kendime baktım, saçlarım iyice uzamış. Kestirsem mi biraz? Levent böyle seviyor, diye düşünüp boş verdim. Balkona çıkıp bir sigara yaktım. Yazsa eğer mevsim, günün en sevdiğim saatleri. Şehirde akşamüstü. Turuncu bir ışık dolar önce pencereden içeri, duvarları boyar, yavaş yavaş gezinir evin içinde, gölgeleri uzatır, sonra sakince çekilir, yerini akşamın griliğine bırakır ve tek tek ışıkları yanar evlerin. 

Karşı apartmanda akşam telaşı vardı. Sarı ışıklı pencerelerde gidip gelen, oturup kalkan siluetler. Bütün günü şehrin başka köşelerinde geçirip bu saatlerde evlerde toplaşanAtları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz

 kalabalıklar. Aileler, öğrenciler, hiç evlenmemiş yalnız bekarlar, herkesi göçüp gitmiş yalnız ihtiyarlar. 

Gözüm alt katlara kaydı. Günün hiçbir saatinde televizyonun ışığının söndüğünü görmediğim girişteki dairede yaşayan yaşlı kadın, kucağındaki tepsiden akşam yemeğini yiyordu.

Kocası yok. Ölmüş diyorlar. Geleni gideni olduğunu da görmedim hiç. Çoluğu çocuğu da yok belli ki. Canım sıkıldı. Sigaramı Levent’in gözü gibi baktığı sardunyanın toprağında söndürüp, bahçeye salladım. Bir sigara daha yaktım. Ben de bir gün kalır mıydım onun gibi, kucağımda tepsi, televizyon karşısında? 

****

İkinci katın penceresinden yarı beline kadar bir kadın sarkıp, seslendi: “Emre! Haydi eve! Baban geldi!” Büküp boynunu, topa vurmaktan mütevellit patlak, toz içindeki ayakkabılarını sürüyerek apartmanın kapısına doğru yürüdü bir çocuk keyifsizce. Arkasından başka bir çocuk bağırdı: “Annesinin kuzusu, haydi koş evine!” Kuzusunun annesinin bağırtısı duyuldu az sonra içeriden: “Ayaklarınla girme! Yeni sildim oraları!” 

Bugün için seçtiğim şarkıyı dinlemek için buraya tıklamanız yeterli! 

Bir Cevap Yaz

Sedii Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *